Ana Sayfa  Rüya Tabiri  Rüya Sözlüğü  Tarihi Rüyalar  Uyku Adabı  Dualar Forum (Yeni)    
 
Kenzül Menam Rüya Hazinesi
 
 
                                                         
 Tarihi Rüyalar
 
 
Tabir-i rüyadan matlup olan istifade tamam olabilmek için usul-i tabire riayet ve rüyayı ifadeden tarz-ı beyana dikkat edilmek icap eylediğini kitabımızın iptidasından dermeyan ile bu hususa nazar-ı dikkati celbeylemiştik.

Büyük himmet, uzun vakit, hayli mühim nakit sarf edilerek vücuda getirilmiş olan bu kitabın erbab-ı mütalaa6 ve eshab-ı meraka tamamiyle hizmetini ve tabirde muave-netini temin için numune olarak bazı tarihi ve mühim rüyaları muabirin-i kiramın bunları ne vechile tabir etmiş olduklarını keyfiyet, tahakkuk ve zuhurlarını burada yazmayı münasip gördüm. Bunlar dikkatle mütalaa olundukları halde, muabbire güzel bir delil ve rehber olacaklardır.

Matlub: İstenilen şey.
Usul-i tabir: Tabirde takip edilecek yol. Dikkate alınacak husus.
Tarz-ı beyan: İfade tarzı.
İbtida: İlk, başlangıç.
Erbab-ı mütalaa: Tetkik edebilecek, hüküm verebilecek ustalar. Konunun ehli olanlar.
Eshab-ı merak: Konuya meraklı olanlar. Bilmek isteyen insanlar.
Muavenet: Yardım
Mabbirin-i Kiram: Büyük rüya tabircileri.
Vechile: Tarz, uslup, suret, münasebet.
Zuhur: Meydana çıkmak, görünmek.

 
Firavun'un Rüyası

Firavun rüyasında arz-ı Şam'dan bir ateş çıkıp Mısır'a geldiğini ve orada her şeyi, evleri, şehirleri yaktığını görmekle havf ve hiras ile uyanarak bütün ulema (alimler) ve kehaneyi (kahinler) cem edip (toplanıp) bunlara rüyasını nakleyledikte Şam'dan evlad-ı Yakub'tan bir adam zuhur ederek Mısır'ın ve ehlinin ve senin helakin onun elinden olacaktır demişler. Firavun buna mani olmak için çocukların zebhini emredip bir çoklarını katletmiş ise de mukadderat vaki' ve rüyanın tabiri ahir olmuştu

Havf: Korku, korkutma
Hiras: Korku. Şaşkınlık
Zebh: Kesme. Boğazlama .

 
Hz. Yusuf'un Rüyası

Hz. Yusuf (Aleyhisselam) henüz çocuk iken alem-i me-namda (rüyasında) onbir yıldız ile şems ve kamerin kendisine secde ettiklerini görmüş ve rüyasını pederi Yakup (aleyhisselama) nakl ve hikaye etmiştir. Müşarünileyh bu rüyayı Cenab-ı Yusuf'un büyük bir makama geçerek onbir biraderiyle peder ve validesinin o zamanlar adet olduğu vechile huzurunda arz-ı ihtiram için baş eğeceklerini tabir ve rüyasını biraderlerine hikaye etmemesini emreylemiştir.
Yirmi sene sonra Yusuf (Aleyhisselam) Aziz-i Mısır olmuş ve malum olduğu vechile biraderleri ve ebeveyni huzurunda serfüru etmişlerdir.

Şems: Güneş
Kamer: Ay
Müşarün - İleyh: Kendine işaret edilen. Evvelce söylenmiş olan. Adı geçen.
İhtiram: Hürmet, saygı.
Serfüru: Baş eğme.

 
Hz. Yusuf'un Zindan Arkadaşlarının Rüyası

Yusuf (Aleyhisselam) Zeliha meselesinden dolayı zindanda iken, o zamanın hükümdarı Firavun bendegahından mahbus bulunan iki kişi, müşarünileyhe rüyalarını nakletmişlerdi. Biri "rüyada Firavun için şarap sıkıyordum" diğeri de "başımda bir tepsi ile yemek götürüyordum. Kuşlar bu yemekten ekl ediyorlardı" demiş. Cenab-ı Yusuf: "Sen hapisten çıkıp yine hizmet-i hükümdara dahil ve ona şarap takdim edecek, saki olacaksın" ve diğerine "sen salb edileceksin ve kuşlar başının üzerinden etlerini yiyeceklerdir" cevabını vermiş ve müddet-i kalile mürurunda bu tabir tamamiyle vuku' bulmuştur.

Ekl: Yemek.
Saki: İçki sunan.
Salb: İdam.
Müddet-i Kalile: Kısa zaman.
Mürur: Sona erme. Geçme.

 

Firavun'un Rüyası

Firavun bir rüya görerek bütün muabbirin-i Mısır'ı cem ile tabirini emreyledikte cümlesi izhar-ı acz ile bu agdas ve ahlamdır demişlerdi. Yusuf (Aleyhisselam)ın zindandan rüyasını tabir eylediği şarapdar, mahpeste bir adamın mevcut bulunduğu ve onun tabir-i rüyada iktidar-ı fevkaladesi olduğunu ve rüyalarının tabir eylediği vechile zuhur ettiğini arzetmesi üzerine Firavun, Cenab-ı Yusuf'un zindandan celb eylemiş ve ona: "Rüyada yedi semiz öküz gördüm, diğer yedi zayıf öküz gelerek bu semiz öküzleri yediler. Bu rüyayı tabir eyle"dedikte" müşarünileyh yedi sene fevkalade feyiz ve bereket olacak ve ondan sonra yedi sene kaht-ü gala (kıtlık pahalılık) hasıl olup bu bereketli senelerin mahsulünden ne kalmış ise cümlesini ekl ve bel' edecektir" demiş ve aynen vaki olmuştur.

İzhar-ı acz: Açıklamakta aciz kalma.
Adgas ve ahlam: Karışık tabire değmez.
İktidar-ı fevkaladiye: Fevkalade muktedir. Çok kudretli.
Bel: Yutma. Ortadan kaldırma.

 
Hakim'in Rüyası

Mabbirin-i Kiramdan ve a'lem-i ulemadan İbn-i Şahin hazretleri buyuruyorlar ki: Makbul-er rivaye olan bir zattan işittim ki alem-i menamda Resulüllah Sallallahü Teala Aleyhi Vessellem Efendimizi çıplak olarak görmüş ve nezdinde bulunan bir seccade ile Vücud-ı Mübarek-i Risaletpenahiyi örtmüş. Sabah olunca mesruren bazı muabbirine müracaatla rüyasını hikaye eyledikte sen haksız olarak hükmediyorsun çünkü Resulüllah haktır ve O'nu rüyada görmek hakka delalet eder. Senin O'nu örtmekliğin hakkı örteceğine ve setr edeceğine işarettir" demiş.
Bu rüyayı o zamanın kadı'ül-kuzatı işitmekle sahibi rüyayı hakimlikten azl etmiştir.

Mesruren: Sevinerek.
Setr: Örtmek. Gizlemek
Kuzat: Şeriat adına hükmeden kadılar

 
Hz. Peygamberin Rüyası

Enes İbn-i Malim radıyallahü anh demiştir ki: "Resulallah Sallallahü Teala Aleyhi ve Sellem Efendimiz İbad bin Es-samit'in zevcesi Ümmü Haram'ın hanesine gider ve mezbureye iltifat buyururlardı. Bir gün oraya teşrif eylediler ve sahibe-i hane muhterem misafirini it'am ve ikram eyledi. Resul-i Ekrem biraz istirahat buyurmak için yatıp uyudular. Bir müddet sonra gülerek uyandılar.

Ümmü Haram: Ya Resulallah, niçin gülüyorsunuz? diye sormakla Hazret: Ümmetimden bir cemaatin fisebillillah gazi olarak denize bindiklerini gördüm buyurmalarıyla mumaileyha : Ya Resulüllah dua et de Allah-ü Teala Hazretleri beni de onlardan kılsın demiş ve Fahr-i Kainat dua etmişti.

Tekrar re's-i saadetlerini yastığa koyarak uyuduktan biraz sonra yine gülerek uyandıklarında: Ya Resulallah niçin gülüyorsun? diye sormuş ve müşarünileyh de evvelki gibi cevap vermiş olmakla "Ya Resulallah dua et Cenab-ı Hakk beni onlardan kılsın" demekle sen en önde olanlardansın buyurmuşlardır.

Mumaileyha Ümmü Haram, Muaviye zamanında denize binmiş ve karaya çıktığı zaman rakib olduğu attan düşerek vefat eylemiştir.

Mezbure: Adı geçen.
İt'am: Yemek yedirmek.
Fisebilillah: Allah yolunda, Allah için
Mumaileyha: Adı geçen kadınlar, ima edilen kızlar.
Re's: Baş
Rakib: Binen. Herhangi bir nakil vasıtası. Binici
.

Abdullah İbn-i Ömer radıyallahü anhüma rivayet eylemiştir ki: Resulallah Sallallahü Aleyhi Ve Sellem Medine-i Münevvere'de rüyada saçları darmadağınık siyah bir kadının Medine'den çıkarak Mehiy'a denilen mahalle gittiğini görmüş ve bunu o zaman Medine'de bulunan vebanın, mahalli mezkura nakl edeceği ile tabir buyurmuşlardır. Aynen vaki' olmuştur.
 
 
Tarihi Rüyalar
Hz. Yusuf (AS) henüz çocuk iken alem-i menamda (rüyasında) onbir yıldız ile güneş ve ayın kendisine secde ettiklerini görmüş ve rüyasını babası Yakup (AS) nakl ve hikaye etmiştir.
 
 
 
 
Ana Sayfa  Rüya Tabiri  Rüya Sözlüğü  Tarihi Rüyalar  Uyku Adabı  Dualar  İletişim